14. Antakya Uluslararası Film Festivali 2–8 Ekim 2026 Tarihlerinde Antakya’da Festivalin simgesi olan ve her yıl sahiplerini bulan Altındefne Ödülü, mitolojideki “Defne” figüründen ilham alıyor. Ödül heykelinin ilk çizimleri, dünyaca tanınan heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından Defne mitolojisi temel alınarak hazırlandı. Bu çizimleri özgün bir ödül…

İlker Catak’s ‘Yellow Letters’ Wins Golden Bear at Berlin Film Festival This was a strong Berlinale lineup, especially relative to last year’s, where Norwegian filmmaker Dag Johan Haugerud’s “Dreams (Sex Love),” unfortunately underseen by a broader public post-festival, won the Golden Bear. But last year, Rose…

Festival Afişleri

TV Kanalımıza Abone Olun

Yazarlarımız

Dünyadan Haberler

Daha Fazlası

Kitap Haberleri

Daha Fazlası

Kültür & Sanat

Daha Fazlası

Gezi Haberleri

Daha Fazlası

Söyleşiler

Daha Fazlası

Son Haberler

Samandağı’nın fiziki coğrafyası Samandağı’nın yerleşimi Amanos sıra dağlarının güneye inen Kel dağı ile Musa dağı arasındadır. Batısında Akdeniz yer alır. Bu dağlar arasında kalan Samandağı ovası Asi nehrinin getirdiği alüvyonlarla oluşmuş verimli bir ovadır. Al-mina mı? Süveydiye mi? Samandağı mı? Samandağı’n Yunan…

Devamını Oku

Peder şimdi İstanbul’da. Şişli, Bomonti’deki Fransız Fakirhanesi’nde yaşıyor. Kendisini fısat buldukça, önceden haber vererek ziyaret ediyoruz. Bu ziyaretimiz ise Antakya söyleşilerimizi tamamlamak için. Peder Fakirhane’nin üst katında, iki pencereli, geniş odasında kendisine yeni bir dünya kurmuş. Odanın sol tarafındaki yatağının yanında çalışma masası ve iskemlesi, cam…

Devamını Oku

İstanbulmodern Müzede 1 Haziranda Açildı. Sessiz suretlerle kurduğu mizansenleriyle tanıdığımız Lale Tara, “Masum Suretler” başlıklı son fotoğraf serisinde bizi, mekânsızlık ve zamansızlık kavramlarıyla tanıştırıyor. Uzay-zamanda yapılan yolculuk olarak açıklanabilecek bu kavramlarla bizi, rasyonel aklı aşan bir dünyaya davet ediyor. Kutsanmış olan yolcuların aynı anda bir…

Devamını Oku

Anlaşılmasının güçlüğü neredeyse konuya aşina olan herkesin teslim ettiği bir şey olduğu halde çoğu dilin zorluğuna, Almancanın karışıklığına, çeviri sorunlarına, yazımdaki anlaşılmazlığa veya Hegel’in okuyucuya karşı kayıtsızlığına bağlamıştır. Bu metin bize ortaçağın tek boyutlu düşünen, dinsel hegamonyanın altında körelmiş beyinlerin bizleri Hegel gibi çok boyutlu…

Devamını Oku